Vinales – Küba (4.Bölüm)

“Hintliler kuru bir yaprağın içine birtakım kuru otlar koyup, huni biçiminde bükerek geniş ağzından tutuşturuyorlar, dumanını da dar ağzından içine çekiyorlar. Duman onları ya uyutuyor ya da sarhoş ediyor.Otun adına tabaco diyorlar. Haiti adasında bunu uygulayan bir takım İspanyollar gördüm, azarladım. ‘Ne yapalım’ dediler. ‘Alıştık, bırakamıyoruz’ Hindistan’a vardığını sanıp Karayip Devamı…

önce , İlker tarafından

Havana – Küba (3. bölüm)

Havana eski şehrin dar sokakları arasında, kendimize salsa tınılarının yükseldiği ucuza karnımızı doyuracağımız bir yer arıyoruz. Evet, denildiği gibi Havana’nın her bir köşesinden canlı müzik yükseliyor çünkü bir yemek süresince çaldıkları müzik karşılığında Avrupalılar’dan 1 dolar bahşiş alan bu sokak çalgıcıları, gün sonunda, devlet için çalışıldığında bir ayda alınacak maaştan Devamı…

önce , İlker tarafından

Trinidad – Küba (2. Bölüm)

Her ne kadar Eda otobüsün koktuğunu iddia etse de ben pek bir şey hissetmiyordum. Fazlasıyla, filtreli camın arkasından yolları izlemekle meşguldüm. Varedero’dan çıktıktan sonra geçtiğimiz köylerin çehresi değişmiş, tek katlı boyasız, çatıları alüminyum doğrama ile kaplı gecekondular, asfaltsız toprak yollar ile filmlerde gördüğümüz klasik Latin Amerika varoşlarından yol almaya başlamıştık. Devamı…

önce , İlker tarafından

Küba:Bir Sosyalizm Fantazması – Varadero (1.Bölüm)

Kalabalığın arasında rahatlıkla seçebilmiştim Osvaldo’yu. Tam da whatsapp profil fotoğrafındaki gibiydi. Siyah saçlı ama beyaz tenli, benimle aynı yaşta, benden hafif kısa ama Kübalıların geneline göre oldukça fit. Elbet 56 model mavi Pontiac’ı ile Varadero’ya gitme fikri de etkili olmuştu ama esas Osvaldo’yu seçme nedenim iyi derecede İngilizce konuşmasıydı. Böylelikle Devamı…

önce , İlker tarafından