Vinales – Küba (4.Bölüm)

“Hintliler kuru bir yaprağın içine birtakım kuru otlar koyup, huni biçiminde bükerek geniş ağzından tutuşturuyorlar, dumanını da dar ağzından içine çekiyorlar. Duman onları ya uyutuyor ya da sarhoş ediyor.Otun adına tabaco diyorlar. Haiti adasında bunu uygulayan bir takım İspanyollar gördüm, Devamı…

Havana – Küba (3. bölüm)

Havana eski şehrin dar sokakları arasında, kendimize salsa tınılarının yükseldiği ucuza karnımızı doyuracağımız bir yer arıyoruz. Evet, denildiği gibi Havana’nın her bir köşesinden canlı müzik yükseliyor çünkü bir yemek süresince çaldıkları müzik karşılığında Avrupalılar’dan 1 dolar bahşiş alan bu sokak Devamı…

önce , İlker tarafından

Trinidad – Küba (2. Bölüm)

Her ne kadar Eda otobüsün koktuğunu iddia etse de ben pek bir şey hissetmiyordum. Fazlasıyla, filtreli camın arkasından yolları izlemekle meşguldüm. Varedero’dan çıktıktan sonra geçtiğimiz köylerin çehresi değişmiş, tek katlı boyasız, çatıları alüminyum doğrama ile kaplı gecekondular, asfaltsız toprak yollar Devamı…

önce , İlker tarafından

Provence

Google’a Provence diye yazınca ilk çıkan görseller alabildiğince uzanan lavanta tarlaları olur. Provence ziyaretinde bu görüntüyle karşılaşmak için temmuz – ağustos gibi gelmek gerekiyor. Oysa ki bizim geldiğimiz takvimin kasıma döneyazdığı bu günde şiddetli yağmurun altında kasvetli bir hava var. Devamı…

önce , İlker tarafından
hiyeroglifler

Hurghada ve Luxor

Türk pasaportumu gördükten sonra, “Erdoğan, good leader!” dedi Hurghada Havalimanı polisi. Bu yoruma nasıl yanıt vermem gerektiğini bilemedim. Zira, özellikle son 8 yıldır hükumet, dış ilişkilerde yaptığı birçok hata gibi 2013’te Mısır’da da yanlış tarafı desteklemiş, ülkeye şeriat getirmek isteyen Devamı…

önce , İlker tarafından
Kokkari

Samos: Siga Siga

“Siga Siga” dedi artık aylardır güneşin altında bulunmaktan yanakları domates kırmızısına dönmüş sarışın kız. Kendinden başkasını düşünmeyen, sadece kendi işinin önemli olduğuna inanan, tatilde bile tabakhaneye bok yetiştiren yüzlerce beyaz yakalı Türk ile her gün karşılaştığı için artık Türkçe’sini de Devamı…

önce , İlker tarafından
blue lagoon

Malta: Şaşırtıcı bir tarih

“Yavaş” dedi Eda, sol kapının üst tutacağına sıkı sıkı sarılmış halde. Hayatında ilk defa sağdan direksiyonlu, trafiğin soldan aktığı bir trafikte gidiyordu. Kavşağa geldiğimizde afallıyor, kavşağın ne tarafından dönmemiz gerektiği konusunda kafası karışıyordu. 4 gün boyunca birçok defa yineleyeceği gibi Devamı…

önce , İlker tarafından

Ikaria: Bir Tatlı Huzur

Ikaria limanına varıp, feribottan indiğimizde limanın kafesinde bekliyordu bizi Dimitris. Türkiye’den direkt feribot olmadığı için Samos üzerinden Ikaria’ya gelmiştik. “Evdilos’a mı gidiyorsunuz?” diye sordu. “Yok hayır önce hazır buradayken biraz gezelim akşama doğru Evdilos’a” geçeriz diye yanıt verdik. O gün Evdilos’a Devamı…